SİRKÜLER

2019-025- DİJİTAL HİZMET VERGİSİ KANUNU VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Vezin Sirküler 2019-025

Sirkülerimizin konusunu “DİJİTAL HİZMET VERGİSİ KANUNU VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN” oluşturmaktadır.

KONU: Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

  24/10/2019 tarihinde TBMM’ye sunulan "Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" 21/11/2019 tarihinde TBMM’de kabul edildi.

  3 yeni verginin ihdas edildiği Kanun yürütme maddeleri dâhil toplam 54 maddeden oluşmakta olup, Kanun ile getirilen tüm vergi düzenlemeleri sirkülerimizde açıklanmıştır.

  1. DİJİTAL HİZMET VERGİSİ

• Dijital hizmet sağlayıcıları tarafından Türkiye’de sunulan;

- Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri,

- Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler,

- Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri,

- Yukarıda yer alan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat

%7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisine tabi tutulmaktadır.

  Dijital Hizmet Vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Dijital hizmet sağlayıcılarının, Gelir Vergisi Kanunu ya da Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam ya da dar mükellef olmasının veya dar mükellefiyet durumunda söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesinin mükellefiyet açısından bir etkisi bulunmamaktadır.

  Ödenen Dijital Hizmet Vergisi, mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecektir.

  Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle ve beyanname verme süresi içinde ödemekle yükümlüdürler.

  2. KONAKLAMA VERGİSİ

• 6802 sayılı Kanunun mülga 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmek suretiyle “Konaklama Vergisi” getirildi. Düzenleme uyarınca;

- Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart, misafirhane ve kamping gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetten yararlananlara sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, plaj, termal ve benzeri alanların kullanımı hizmetleri gibi diğer tüm hizmetlerin, verilen hizmetin bedeli (katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamı) üzerinden, %2 oranında (geçici maddeyle, 31/12/2020 tarihine kadar %1 oranında) vergiye tabi tutulacak.

- Konaklama hizmetini sağlıklı yaşam tesisleri ve eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması vergilendirmeye etki etmeyecektir.

- Konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.

- Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilecek ve vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacaktır. Bu vergi, KDV matrahına dâhil edilmeyecektir.

- Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler, karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler konaklama vergisinden istisnadır.

- Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleri olarak belirlenmiş ve vergilendirme dönemini takip eden ayın 26’ncı günü akşamına kadar KDV yönünden bağlı olunan vergi dairesine (KDV mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilmesi ve aynı süre içinde ödenmesi düzenlenmiştir.

- Bu vergiye ilişkin uygulama usul ve esasları Tebliğ ile düzenleneceği için takip edilmesi önem arzetmektedir.

  3. DEĞERLİ KONUT VERGİSİ

• 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa eklenen 42 nci madde ile Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5 milyon TL ve bu tutarı aşanlarda aşağıdaki oranlar dahilinde "Değerli Konut Vergisi" alınmasına ilişkin düzenleme yapıldı.

- Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanıdır. Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınır.

- Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

          • 5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar (Binde 3)

          • 7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar (Binde 6)

          • 10.000.001 TL’yi aşanlar (Binde 10)

oranında vergilendirilir.

- Değerli konut vergisinin mükellefi; mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerdir. Mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar, hisseleri oranında, elbirliği halinde mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.

- Değerli konut vergisinde mükellefiyet;

           Mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerin yukarıda belirtilen tutarı aştığının (bu tutar dâhil) belirlendiği tarihi,

           Vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,

           Muafiyetin sukut ettiği tarihi

takip eden yıldan itibaren başlayacaktır.

- Beyanname, mesken nitelikli taşınmazın değerinin belirtilen tutarı aştığı yılı takip eden yılın şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar verilecek olup, her yıl hesaplanacak olan vergi, ilgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonuna kadar ödenecektir.

- Bu vergiye ilişkin uygulama usul ve esasları Tebliğ ile düzenleneceği için takip edilmesi önem arzetmektedir.

İhdas edilen 3 yeni verginin dışında anılan Kanun ile vergi kanunlarında yapılan diğer önemli değişikliklere aşağıda yer verilmiştir.

  A. GİDER VERGİLERİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

• 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle Kambiyo muamelelerinde BSMV Oranı binde 1'den binde 2'ye yükseltildi.

• 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkilidir” ibaresi “kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkilidir” şeklinde değiştirilmek suretiyle Cumhurbaşkanının yetkisi genişletildi.

  B. GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde yazılı tarifeye dördüncü gelir dilimi (500.000 TL’den fazla gelir elde edenler için) ve %40 oranı eklenmiştir. Böylelikle, mevcut tarifenin ilk dört dilimi korunmak suretiyle 500.000 TL'ye kadar gelir elde eden grupların vergi yüklerinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Yeni Gelir vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir:

18.000 TL'ye kadar

15%

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

20%

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

27%

500.000 TL'nin 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

35%

500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 500.000 TL'si için 159.460 TL), fazlası

40%

• Gelir vergisi tarifesinin 4 üncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 Bin TL) üzerinde ücret geliri elde edenlerin beyanname vermesi sağlanmaktadır. Düzenleme kapsamında;

- Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri toplamının 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (500.000 TL) aşması halinde bu gelirler beyan edilecektir.

- Birden fazla işverenden tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden aldıkları ücret gelirleri toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 40.000 TL) aşması halinde bu gelirler önceden olduğu gibi beyan edilecektir.

- Birden fazla işverenden tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden aldıkları ücret gelirleri toplamının, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2019 yılı için 40.000 TL) aşmaması; ancak, bu ücreti ile ilk işverenden alınan ücret geliri toplamının 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (500.000 TL) aşması halinde de bu gelirler beyan edilecektir.

- Kanunun Yürürlük düzenlemelerine ilişkin 53’üncü maddesinde, yukarıdaki düzenlemenin 1/1/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacağı, Kanunun 22 nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 91’inci maddesinde ise 1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, değişiklik öncesi tarifenin uygulanacağı belirlemesi yapılmaktadır. Bu hükmi belirlemeler kapsamında, ücret gelirleri dışındaki diğer gelirlere 1/1/2019-31/12/2019 dönemi için yukarıda yer alan yeni tarife uygulanması gerekmektedir.

• Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesine hüküm eklenmek suretiyle, Kanunun 103 üncü maddesinde gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın (500 Bin TL) üzerinde telif kazancı elde edenlerin, GVK’nın 18 nci maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanamamaları ve beyanname vermeleri düzenlenmiştir.

• Gelir Vergisi Kanunu’nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan “taşıma giderleri” ibaresinden sonra gelmek üzere hüküm eklenmek suretiyle; “İşverenlerce, taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda çalışanlara, toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçları temin edilerek verilmek şartıyla günlük 10 TL’ye kadar taşıma bedeli “istisna” olarak değerlendirilmesi. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilmesi düzenlenmiştir.

• Gelir Vergisi Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yapılan değişiklikle amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretlere uygulanan gelir vergisi istisnası basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alan hakemler için kaldırıldı.

• Yapılan değişiklikle Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen ve profesyonel futbol faaliyeti olarak kabul edilen TFF Süper Lig, TFF 1. Lig, TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig, Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından düzenlenen Basketbol Süper Ligi, Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından yönetilen Efeler Ligi müsabakalarını yöneten hakemlere bu müsabakalar nedeniyle ödenen ücretler gelir vergisine tabi olacaktır.

• Söz konusu federasyonlar tarafından düzenlenen diğer ligler ile Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı diğer spor federasyonları tarafından düzenlenen tüm liglere ait müsabakaları yöneten hakemlere ödenen ücretler ise eskiden olduğu gibi vergiden “istisna” tutulacaktır.

• Gelir Vergisi Kanunu’nun İndirilecek Giderler başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine eklenen parantez içi hükümler suretiyle İşletmelerin kiraladıkları veya iktisap ettikleri binek otomobillerin giderlerinin vergi matrahının tespitinde indiriminde kısıtlamalara gidildi.

- Düzenleme kapsamında faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere;

• Kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 TL’ye kadarlık kısmının,

a. Binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 TL’ye kadarlık kısmının,

b. Binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla % 70’inin,

c. Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 TL’yi, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde, amortismana tabi tutarı 250.000 TL’yi aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmının,

ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi yönünde düzenleme yapıldı.

Ayrıca, 193 sayılı Kanunun 40/7 nci madde hükmünde yapılan değişikliğin uygulamasında, bentte yer alan söz konusu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağından gider olarak dikkate alınabilecek amortisman tutarının tespitinde binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutarların dikkate alınacağı düzenlenmektedir. Bu suretle, her bir binek otomobilinin iktisap edildiği tarihte yürürlükte bulunan 193 sayılı Kanunun 40/7 nci maddesindeki tutar dikkate alınarak binek otomobilinin faydalı ömrü süresince gider olarak dikkate alınabilecek amortisman tutarının tespit edilmesi ve bu tutarın yıllar itibarıyla yeniden değerleme nedeniyle değişmemesi sağlanmaktadır.

• Binek otomobillere ilişkin yukarıda yer verilen kısıtlamaların, serbest meslek erbabına ait binek otomobillerin giderlerine de uygulanması amacıyla GVK 68 inci maddede de aynı tutar ve düzenlemelere ilişkin değişiklikler yapılmıştır.

• Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra düzenlemesiyle; İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödemekle yükümlü olanlar, ödemenin avukatın müvekkiline yapılması durumunda ise müvekkil tarafından, gelir vergisi tevkifatı yapılması düzenlenmiştir.

• Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile beşinci fıkrası gerçekleştirilen değişiklikler suretiyle; Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimini sağlayan uygulamada kolaylık sağlanmış olundu.

- Buna göre, vergi beyannameleri ibaresi, maddede sayılan beyannamelerle (yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannameleri) sınırlandırıldı. Bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere ilişkin ödeme koşulu da gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süresine çekildi. Bu nedenle zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmemesi durumunda ihlal sayılmayacak eksik ödemeler hükmü madde metninden çıkarılmış oldu.

- Ayrıca, düzenlemeyle, mahsuben yapılan ödemelerde, daha sonra yapılan tespitler üzerine mahsuben ödenmek istenen tutarın %10'una kadar yapılan eksik ödemelerin indirimden faydalanılmasına engel teşkil etmemesi sağlandı.

• Gelir Vergisi Kanununun sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi tevkifatı oranlarını belirleyen geçici 72 nci maddesinin:

- Uygulama süresi 31/12/2019 tarihinden 31/12/2023 tarihine uzatıldı.

- Lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerdeki sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan tevkifat oranı %20 olarak belirlendi.

- Bu madde kapsamındaki gelirler toplamının, 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı aşması hâlinde, bu gelirler yıllık beyannameyle beyan edileceği, yıllık beyanname verilmesi durumunda, beyan edilen bu gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla, bu Kanuna göre kesilen vergilerin mahsup edileceği düzenlenmiştir.

Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 91 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü ile, Geçici 72 nci maddede Kanunla yapılan değişikliklerin, 1/11/2019 tarihinden önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret ödemelerine uygulanmaması ancak 1/11/2019 tarihinden önceki sözleşmelere ilişkin olarak 1/11/2019 tarihinden sonra yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen değişiklikler de ise yapılan değişikilik düzenlemelerinin dikkate alınması gerektiği düzenlenmiştir.

  C. VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

• Vergi Usul Kanununun izaha davet başlıklı 370 inci maddesinde yapılan değişiklik ile; izaha davet edilenlerin izahta bulunma süreleri ile beyanname verme ve ödeme süreleri 15 günden 30 güne çıkarıldı.

- Ayrıca, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmayan mükelleflere maddede yer alan şartlar dahilinde ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi dzüenlendi. (Ancak kesilecek %20 vergi ziyaı cezası, uzlaşma kapsamı dışında).

• Vergi Usul Kanununun vergi cezalarında indirimi düzenleyen 376 ncı maddesinde değişiklik yapılmıştır.

- Yeni düzenleme ile vergi ziyaı cezalarında ilk defa işlenip işlenmediğine bakılmaksızın indirim oranı %50 olarak belirlenmektedir. Ayrıca, aynı düzenlemeye göre uzlaşmanın vaki olması halinde ödenecek vergi ziyaı cezası için maddede yer alan şartlar dâhilinde %25 oranında indirimden yararlanılmasına imkân sağlanmıştır.

• Vergi Usul Kanununun mülga 379 uncu maddesi "Kanun yolundan vazgeçme" başlığıyla yeniden düzenlenmektedir.

- Düzenleme ile, Vergi Mahkemelerince verilen istinaf yolu açık kararlar ile Bölge İdare Mahkemelerince verilen temyiz yolu açık kararlarda, söz konusu davalar için kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda,

• Kaldırılan vergi tutarının % 60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,

• Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,

tahakkuk edecek, tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenecektir.

- Bu şekilde tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılacaktır. Ancak tamamı tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmayacaktır.

• Vergi Usul Kanununun Özel Ödeme Zamanları başlıklı 112 nci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

- Değişiklik ile, 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar gecikme faizi hesaplanması düzenlendi.


Söz konusu kanuna ulaşmak için tıklayınız.